İngilizce Öğrenmek İstiyorum Diyenlere 7 Altın Tavsiye

İngilizce öğrenmek isteyorum diyenlerin birçoğu, pratik ve mümkün olduğunca kısa yollar arar. İngilizce öğrenme işini, birkaç ay içerisinde halledip çıkmak ister... Peki gerçekten İngilizce öğrenmenin pratik yolları var mıdır, yoksa bir dili öğrenmenin belirli bir sistematiği mi vardır? Eğer siz de "İngilizce öğrenmek istiyorum." diyor ve nereden başlayacağınızı bilemiyorsanız, bu yazım sizler için geliyor =)

İngilizce öğrenmek isteyenlere, 8 maddelik bir liste vereceğim; eğer verdiğim maddelere dikkat ederseniz, siz de rahatlıkla İngilizce öğrenebilirsiniz. Hatta ileri gidiyorum, tam bir "native speaker" olabilirsiniz. Hazır mısınız? Başlayalım o halde!
İngilizce Öğrenmek İstiyorum
"İngilizce Öğrenmek İstiyorum" Diyenlere 7 Önemli Tavsiye


1- İngilizce Öğrenmek İçin Konfor Alanınızı Terk Edin

İngilizce öğrenmeye çalışanların birçoğu, İngilizce bir metin okurken-yazarken-dinlerken, sıkılırlar. Hatta bir kısmı utanırlar. En büyük yanlış da tam olarak budur. Sadece İngilizce değil, herhangi bir yabancı dili öğrenmeye çalışırken; kendinizi ne kadar baskılarsanız o kadar zorlanırsınız. Rahat olun ve anadilinizde konuşurmuş gibi davranın. Bu sizi konfor alanınızın dışına atacaktır. İlk zamanlarda bariz hatalar yapsanız bile, zaman içerisinde bu hatalardan kurtulmaya başlayacaksınız.

2- İngilizce Öğrenmeye Gramerle Başlamayın

Türkiye'de yapılan en büyük yanlışlardan biri İngilizce öğrenmek için gramer ezberlerine girişmektir. Siz anadiliniz olan Türkçe dilini, gramerle mi öğrendiniz? Elbette hayır. Anneniz-babanız size dil öğretmek için konuşmazlar. O zaman İngilizce öğrenmek istiyorsanız, yapmanız gereken gramer ezberlemek değil. Konuşmaları dinlemek... Benim gibi düşünen birçok insan var ve birçoğu da İngilizce öğrenmek üzere, dinleme>konuşma>okuma>yazma>gramer sırasını takip eder. (1)

3- İngilizce de Diğer Diller Gibi Nankördür

İngilizce veya diğer yabancı diller, günlük yaşamımız içerisinde ana dilimiz kadar yoğun yer kaplamazlar. Bu nedenle de pratik olanağımız azalır. İnsan yapısı gereği, tekrar etmediği bilgileri unutmaya meyillidir. Bu nankörlüğü asla akıldan çıkarmamak gerek. Bunun için de İngilizce öğrenme sürecine girdiğiniz anda, İngilizceyi yaşamınızın bir parçası haline getirmelisiniz. Günde iki saat İngilizce öğrenmeye ayırabilir misiniz? "İngilizce öğrenmek istiyorum ama o kadar vaktim yok." dediniz değil mi? Hayır, o kadar vaktiniz var. Yapmanız gereken, İngilizce podcastleri, videoları cep telefonunuzun içine atmak. Yolda gidip gelirken bile bu işi halledebilirsiniz. (2)
İngilizce öğrenmek için pratiği günlük rutin haline getirin.
İngilizce öğrenmek istiyorsanız, bunu günlük yaşamınızın bir parçası haline getirin.

4- Haberleri Türkçe ve İngilizce Takip Edin

BBC ve Voice of America gibi kuruluşların her iki dilde de yayınları mevcut. Farklı haberler olabilir ya da gündemde olan herhangi bir haber olabilir. Ancak her iki dilde de okumak/dinlemek hem konuyu kavramanıza hem de İngilizce kelime-vurgu-gramer konularında yol almanıza olanak tanır. Mesela bu sıralarda gündemde Türk Lirası'nın değerini yükseltmek için, Cumhurbaşkanı'nın bir çağrısı var. Voice of America'da çıkan "Erdogan Calls for Protection of Turkish Lira During Crisis" başlıklı yazı okunabilir. Hem yabancı basının konuya bakışını görmüş, hem de gündemde olan, bildiğiniz bir konu hakkında İngilizce metinlerle pratik yapmış olacaksınız. Bazı haberlerde dinleme seçeneği de bulunuyor. (3)

5- İngilizce Öğrenmeye Yardımcı Mobil Uygulamaları Sömürün

İngilizce öğrenmek istiyorsanız ve bunu gündelik hayatınızın bir parçası haline getirecekseniz, mobil uygulamaları da bu işin bir parçası haline getirmelisiniz. PCMagazin tarafından da tavsiye edilen ve tamamen ücretsiz olan Duolingo bu konuda size yardımcı olabilir. İngilizce kelime öğrenme konusunda gerçekten iyi bir performansı var. Ancak kelime ezberlemek, İngilizce öğreniminizin temeli olmayacak. Sadece yardımcı süreç olarak ilerleyecek. (En azından bana göre öyle olmalı.)

6- Bol Bol Konuşma Pratiği Yapın

İngilizce öğrenmenin en zorlu noktası, pratik yapacak bir alan bulamamak olabilir. Yukarıda da yazdığım gibi, İngilizce gündelik hayatımızda ana dilimizden çok daha az yer kaplıyor. Bu nedenle, pratik imkanlarımız daha az. Ancak Effortless English programının yaratıcısı A.J. Hoge'un bu konuda bir tavsiyesi var: Kimse yoksa, kendi kendinize İngilizce konuşun! (4) Çok ilginç değil mi? Biraz da tuhaf geliyor. Aşağıdaki videoyu seyredin, o kadar da tuhaf olmadığını anlayacaksınız. Çünkü bir erek için uğraş vermek gerek :) https://www.youtube.com/watch?v=tU5Rnd-HM6A

7- Neden İngilizce Öğrenmek İstiyorsunuz? Motivasyonunuz Ne?

Herkesin dilinde "İngilizce şart.", "İngilizce bilmeden olmuyor.", "Artık tek başına İngilizce de yetmiyor, ikinci bir dil daha bilmek gerek." gibi laflar dolaşır durur. Yanlış değil ama eksik. Neden İngilizce bilmeniz gerekiyor? Siz İngilizceyi neden öğrenmek istiyorsunuz? İngilizce öğrenmek için motivasyon kaynağınız ne?

Eğer İngilizce öğrenmeyi sadece laf olsun diye istiyorsanız, zamanınıza yazık. Hiç uğraşmayın. Ama mesleki gelişim, yurt dışı deneyimi, farklı kültürleri öğrenebilmek, maaş artışı gibi kendinizi ikna edecek sebepleriniz varsa; İngilizce öğrenmeye çok daha rahat motive olabilirsiniz. Kendinize bir motivasyon kaynağı bulun ve İngilizce çalışmalarınızda üşendikçe kendinize bunu hatırlatın. (5)

Bonus: Zaman Bağımsız İngilizce Kursları ve Yurtdışı Dil Okulları

Eğer kendinizi İngilizce öğrenmek üzere disiplinize edemiyorsanız, zaman ve mekan bağımsız olarak kullanabileceğiniz İngilizce kursları bulunuyor. Open English de bunlardan biri. Daha önce, İngilizce öğrenmenin en konforlu yolu olarak paylaştığım Open English, İngilizce öğretmede farklı bir deneyim sunuyor. Göz atabilir ve hatta kendilerinden demo talep edebilirsiniz. Open English'in en güzel yanı, sadece ana dili İngilizce olan eğitmenlerle çalışıyor olması. Bu da İngilizce pratiğinde çok önemli bir avantaj sağlıyor.

Öte yandan İngilizceyi yurt dışında öğrenmek de iyi bir çözüm olabilir. Son dönemlerde Malta'da İngilizce eğitimi oldukça popüler. Yurt dışında bir dil okulunda İngilizce öğrenmek, size farklı aksanları, İngilizce duyma deneyimini ve gerçek hayatın içinden diyalogları daha net bir şekilde tecrübe ettirebilir.

Eğer İngilizce öğrenmeyi istiyorsanız ancak bir kursa ihtiyacınız olduğunu düşünüyorsanız, seçeceğiniz kursu ve eğitmenlerini mutlaka iyi araştırmalısınız. Elbette bütçe önemli fakat dikkat etmezseniz, Yiğit Özgür'ün efsane karikatüründe olduğu gibi "May neymiş?" demeye başlayabilirsiniz.
İngilizce öğrenme karikatürü
İngilizce Kursu Karikatürü - Yiğit Özgür

Son Sözler

İngilizce öğrenmek zor değil ama sebat isteyen bir süreç. Yeterince azmederseniz ve sabır gösterirseniz, İngilizceyi de başka diğer yabancı dilleri de öğrenmemeniz için bir sebep yok. Yapmanız gerekenlerin tamamını bu yazıda vermeye çalıştım. Siz ne dersiniz, İngilizce öğrenmek için bu saydıklarım yeterli mi?

Notlar

(1) Ekşisözlük'te İngilizce başlığında yer alan bu entri de benimle aynı düşünceyi paylaşıyor. Göz atmak isteyebilirsiniz.
(2) Hem İngilizce öğrenmenizde size yardımcı olabilecek hem de genel kültür bakımından size çok şey kazandıracak bir kanal tavsiye ediyorum: TedX Talks.
(3) Voice of America'nın da, BBC'nin de Learning English sayfalar var. Onları da kullanabilirsiniz. VoA Learning English sayfası, BBC Learning English sayfası...
(4) Effortless English için birçok yerde "Gerçekten çok iyi öğretiyor." ifadesi kullanılmış. Ancak başlangıç üstü bir seviye gerektirdiği söyleniyor. Ücretli bir program, 99$ imiş ücreti. (Malum ortamlarda var fakat indirip bakmadım nedir ne değildir diye. Sadece çok övüldüğü için yazayım ek bilgi olarak, İngilizce öğrenmek isteyenlere yol göstermesi amacıyla ekledim. =) )
(5) Yine Ekşi'den bir alıntı yapacağım. Buradaki entride, kendi kendine İngilizce öğrenen birinin deneyimleri var. Ve İngilizce sayesinde kazandığı artıları görebilirsiniz. Başlık içerisindeki yönlendirmeler de ufkunuzu açabilir.

Ozan Başer

Merhaba ben Ozan Başer. EhliBlog'da ve elbette Ehliforum (Blogculara Özel Forum)'da yazıyorum. Blogger, seo, adsense, sosyal medya ve google ürünleri hakkında faydalı ve kaliteli içeriği okuyucularıma sunmaya çalışıyorum. C#, PHP, Javascript gibi uğraşılarım var. Web ve online teknolojiler ile ilgili birçok konuda fikirlerimi sizlerle paylaşıyorum.

8 yorum:

  1. o kadar kursa gittim, okulda ders gördüm hepsi hikaye alt yazısız film izleyin abi 3 ay film izledim sonra skypedan bir partner bulup korkmadan konuşmaya çalışarak öğrendim, çocuk nasıl konuşmayı öğreniyorsa

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle. Bize okullarda ve kurslarda genelde "gramer" tabanında bir İngilizce eğitimi veriliyor. Kendi anadilimizi nasıl öğreniyorsak, yabancı dili de aynı şekilde öğrenmemiz gerek. Native speaker olmanın yolu da bence bu temelden geçiyor. Yorumunuz için teşekkürler :)

      Sil
    2. Alt yazisiz film iyi güzelde adamlar taramali tüfek gibi konusuyor Burak tercümeyi ne söylediğini bile anlayamıyorum :D

      Sil
    3. O zaman Voice of America'nın bir dakikalık derslerine bakabilirsiniz. Gayet duru bir İngilizce ile konuşuyorlar. Özellikle News Words olayı var. Kelimeleri phrase olarak kullanıyorlar ve açıklamalarını İngilizce yapıyorlar. Öte yandan İngilizce altyazıları olması da bir avantaj. :)

      Sil
  2. Geçen 4 yaşında 7 dil konuşan bir kız, Rusya'da yarışma programına çıkmıştı. Bu makaleyi okuyunca aklıma o geldi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de seyrettim ufaklığı. Acayip de düzgün konuşuyordu. Dil öğrenimi için en uygun yaşlarında. :)

      Sil
  3. Benim en çok uyguladığım yöntemler de şöyle, yabancı müzik mi dinliyorum bir taraftan şarkı sözleri eklentisi açık sözler akıp gidiyor.
    Yabancı Film mi izliyorum kesinlikle Türkçe altyazılı bulmaya çalışırım, hem bu konuda işime yarıyor hem de kötü dublajdan kurtuluyorum.
    Veya oyun oynama sitesi bulup hem eğleniyorum hem de inglizceme kelime bazlı katkı sağlıyorum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Türkçe alt yazıyla izlemek, çeviri hastalığına neden oluyor. Eğer İngilizce'yi kalıcı olarak öğrenmek, ezber yapmadan ilerlemek istiyorsanız; bunu kesinlikle tavsiye etmem. Çünkü bu durumda, önce Türkçe'ye çeviriyoruz. Sonra yolda adres soran bir yabancıyla konuşurken, önce aklımızdan Türkçe geçirip sonra İngilizce'ye çevirerek yanıt veriyoruz. Akıcı bir İngilizce seviyesine sahip olabilmek için, çeviri altyazılar yerine İngilizce altyazılar tercih edilmeli bence.

      Sil

Yorumunuza gelecek cevabı takip etmek "beni bilgilendir" kutucuğuna işaretleyebilirsiniz.